Aşk acısı çekmenin en büyük nedeni

Her şeye sahipsiniz, elinizden geldiğince iyi bir hayatınız var. Para kazanıyor, dilediğiniz gibi yaşıyor, kimseye hesap vermiyoruz. Ama akşam eve gelip kapıyı açtığınızda evde sizi bekleyen biri olmuyor. İçimizde büyüyen o iri yalnızlığı ne yapılan alışveriş ne dostlarla geçirilen akşam sohbetleri ne gürültülü gösteri mekanları kesmiyor.

Fakat bir yerlerde bu meslek gelip kalbimizin en manâsız yerine oturuyor. Niçin yalnızım? Bu sorunun cevabını bulamıyoruz. Artık böylece çok kadının bu soruyu sorduğunu biliyorum. O Kadar çoğumuz yalnız olmaktan dolayı acı çekiyor ve hatta bu durumdan utanıyoruz. Suçun kendimizde olduğunu düşünüyoruz. İlişkileri beceremediğimizi bizde bir sorun olduğunu düşünüyoruz. Bu düşüncelerle ruhumuzu ve aklımızı böylece çok kurcalıyoruz oysa; sonunda buna inanıyoruz.

Ve bir gün bir şekilde karşımıza çıkan bize birazcık alaka gösteren ve hatta bizdeki boşluğu görüp bunu kullanabileceğini hissedecek dek profesyonelleşmiş aşk dolandırıcılarına iki hoş laf söyledi diye kanıyoruz.

Normalde bakmayacağımız adamları başımıza taç ediyoruz. Gerisinde ağlayıp bizi terk etmemesi için yalvarıyoruz sırf gitmesin diye kendimizden gereksizce imtiyaz veriyoruz.

Katiyen birlikte olmayacağımız adamları yalnız ve ağlayarak uyuduğumuz bir gecenin sabahında bulup ömrümüzün en değerli mücevheri muamelesi yapıyoruz. Kendi değerimizi unutuyoruz kendimizi kaybediyoruz.

Yalnızlık ve yürümeyen ilişkiler bu yüzyılın ve olur ya de bizden sonrasının da yaşayacağı bir durum. Diğer Taraftan yalnızca bizim ülkemizde değil tüm dünyada insanın yaşam savaşı ile aşk savaşı birbirine uymamaya başladı. O yüzden suçu kendinizde aramayın. Ne siz sevilmeyecek dek çirkin veya yetersizsiniz ne besbelli dolaşan ve av arkasından koşan o adamlar sizi yargı ediyor. Kendinizi acıtmaktan vazgeçin…

sizlere ojje.net farkıyla sunulmuştur

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir