Çocuğunuz iştahsızsa bu önerilere kulak verin

Çocukların eksik yemek yemesi veya fazla iştahsız olması ailelerin en fazla şikayet ettiği konuların başında geliyor. Geçici olan bu durum aleyhinde ailelerin baskıcı tavırlar kanıtlamak yerine daha sakin olması gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Gastroenterolojisi Bölümü’nden Doç. Dr. Selim Gökçe, çocuklardaki yeme sorunlarının çözümü için ailelere önerilerde bulundu.

Çocuğa cebren yemek yemek yedirmeyin

Anneler genellikle her yolu denedikleri halde çocuklarını yedirmede yeterince başarılı olamadıklarını söyler. Fazla eksik yediği, seçici olduğu, birçok besini reddettiği, hiç acıkmadığı ya da açım demediği, masada oturmak istemediği, oyunla veya televizyon aleyhinde beslendiği, kaşığı görür görmez veya yemeği ağzına götürdüğünde öğürdüğü için şikayet eder. Ailelerin bu durum sebebiyle çocuğa baskı uygulaması ve yemek yemesi için zorunlu davranması, çocuğun duygu durumunu olumsuz yönde etkiler.

İştahsız çocukların ebeveynlerine manâlı öneriler

– Çocuklar 3-4 saatlik aralıklarla beslenmelidir. Eğer fazla tüketiyorlarsa ara öğünde süt, meyve suyu gibi içecekler kısıtlanmalıdır. Fazla su içiyorlarsa sadece susadıklarında su verilmelidir. Yemeklerden 1 saat önce akışkan gıdalar kesilmelidir.

– Çocuk ilk olarak eksik yiyebilir, 1 saat sonradan biberon ya da anne sütü isteyebilir. Bir sonraki yemek yemek vaktine dek beklemesi sağlanmalıdır. Çocuklar değişen kurallara kolayca adapte olur.

– Çocuklara ufak porsiyonlar sunulmalıdır. İsterse daha pozitif verilmelidir. Bu şekilde sosyal bir olaya kendisi de iştirak etmiş ve de zorlanmamış olacaktır.

– Çocuklar ebeveynlerin istediği değin değil, tokluk hissedinceye değin yemelidir. Yemek Yemek konusunda zorlanmamalı, ama herkes yemeğini bitirinceye değin masada kalması sağlanmalıdır. Çocuklar tokluğu hissedecek dek sofrada kalmadıkları sürece tokluk hissini öğrenemez.

– Yemekler 20-30 dakikadan uzun sürmemelidir. Uzun öğünlerin daha fazla yemeye keskin bir katkısı yoktur. Olumlu yeme davranışının gelişmesine hizmet etmez, bir sonraki öğüne çocuğun acıkmış gelmesini de engelleyebilir.

– Çocuğun ne dek çok yediği ya da az yediğine bakılarak ödül atamak veya cezalandırmak önerilmez. Yemek Yemek katiyen bir performans olarak değerlendirilmemelidir. Çocuğun kendini kaşıkla beslemesine olasılık vermeli ve bu şekilde kazanımları sözel olarak ödüllendirilmelidir.

– Besin esnasında televizyon kapalı olmalı, masada ve etraftaki oyuncaklar ve alaka çeken şeyler kaldırılmalıdır.

– Çocukların besin araçlarını ve besini atması önlenmeli, büyük çocukların yemekle oynamaması sağlanmalıdır.

– Çocuklar konuşmayı fazla severler. Eğer ebeveynlerinden dikkat alamazlarsa kendi sohbetlerini ve oyunlarını üretirler. böylece ne fazla uyarıcı olmalı, ne de iyice sessiz kalınmalıdır.

– Öğürme, kusma ve tükürme gibi reaksiyona neden olan besinler verilmemelidir.

– Yeni besinler için çocuğun denemek isteğini zamanı beklemek önemlidir. Çocuğun tabağına yeni besini koyup denemesini anlatmak beslenme reddini artıracaktır. Çocuklar yemeğin denenmesinde kontrolün kendilerinde olmasını isterler.

– Yemek Yemek sırasında çatışmadan kaçınmalıdır. Yemekteki çatışma son bulursa bir takım çocuklar rahatlar, kaygıları azalır ve hatta yeni besinleri kendileri denemek ister.

– Çocuklar tatlı yiyecekler ve şekerlemelere düşkün olurlar. Her öğünde olmamak kaydı ile öteki besinlerle beraber sunulabilir, hatta yemeğin başında da tüketebilir.

– Ailenin sevdiği yemekler çocukların yemeğe olan merak ve ilgisini artırır.

sizlere ojje.net farkıyla sunulmuştur

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir