Fazla şişman çocukları bekleyen 6 hastalık

Ebeveynlerin bilinçsiz yaklaşımları, hatalı gıda alışkanlıkları, durağanlık gibi nedenlerle son yıllarda dünyada ve ülkemizde kilolu çocuk sayısı şipşak artıyor. Sindirim sistemi rahatsızlıklarından ruhsal sorunlara dek çoğu tabloya niçin olan bu durumun anne babalar tarafından ciddiye alınması tartma taşıyor. Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. İncilay Üstündağ, çocuklarda fazla kiloların beraberinde getirdiği sağlık durumu sorunları ilgili data verdi.

Çocuklukta gelişen yağ hücreleri vücutta ömür boyu korunuyor

Obezite yalnızca kilo fazlalığı değil, vücutta yağ dokusunun olması gerekenin üstünde olmasıdır. Bu anlamda yetişkin tipi obezite ile çocuklardaki obezite gerçekten birbirinden farklıdır. Erişkinlerde kilo artınca yağ hücreleri genişlemekte ve kilo verince daralmaktadır. Çocuklarda ise kilo arttıkça yağ hücreli sayısı da artmakta ve ömür boyu bu hücreler vücutta korunmaktadır. böylece şişmanlık, çocukluk çağından itibaren özenle izlenmesi ve önlenmesi gereken bir afiyet sorunudur.

Obezitenin niçin olduğu sıhhat sorunları erken yaşlarda ortaya çıkıyor

Çocuğun pozitif şişman olup olmadığına; uzunlamasına göre yük yüzdesinin oranına bakılarak karar verilmektedir. bununla birlikte vücut kitle endeksi, bel çevresi, boyun çevresi gibi ölçümler şişmanlığın boyutunu daha net bir şekilde göstermektedir. Bir Zamanlar şişman çocuk sağlıklıdır düşüncesi ön plandayken günümüzde çocuklarda şişmanlığın rahatsızlık olarak değerlendirilmesinin nedeni; erişkin şişmanlığında karşılaşılan sorunların temelinin çocukluk döneminden atılması ve kişinin sağlığını korkutma etmeye başlamasıdır. Çocuklarda pozitif kiloların neden olduğu afiyet sorunları erken yaşlarda kendini göstermekte ve genç yaşta yaşam kayıplarının daha sık görülmesiyle sonuçlanmaktadır.

Çocuklarda obezitenin neden olduğu öteki rahatsızlar şu şekilde sıralanabilir:

Metabolik sorunlar:

Kan şekerinin yükselip insülin direncinin artması sonucunda, bir zamanlar sadece yetişkinlerde görülen Müşteri II diyabet oluşumu tetiklenmektedir.

Kardiyolojik sorunlar:

Kan yağlarının yükselmesiyle birlikte yüksek tansiyon, yürek büyümesi, yürek damarlarında biçimsizleşme ve buna emrindeki yürek hastalıklarında artma görülmektedir.

Ortopedik sorunlar:

Geç yürüme, yürüme bozuklukları, eklemlerde eskime, omurga bozuklukları gibi öyle çok sorun ortaya çıkabilmektedir.

Bağışıklık sistemi sorunları:

Enfeksiyona aşinalık oluşmakta, otoimmün hastalıklar ve bir takım kanser türleri tetiklenmektedir.

Sindirim sistemi sorunları:

Ülser, reflü, karaciğer yağlanması, safra taşı oluşumu artmaktadır.

Ruhsal sorunlar:

Özgüven eksikliği, sosyal ayırımcılık, madde kullanımında büyüme, buhran ve intihar eğilimine varan sorunlarla aleyhinde karşıya kalınabilmektedir.

Çocuğunuz için dürüst bir rol model olun

Şişmanlık harcanandan daha pozitif enerji alınması sonucu yağ dokusunun birikmesiyle ortaya çıkmaktadır. Oluşumunda hormonal nedenlerin dıştan esas olarak kalıtımsal faktörler ve çevresel etmenler en manâlı rolü oynamaktadır. Özellikle ebeveyn obezitesi, ailenin yanlış besin alışkanlığı ve maddesel aktivite yetersizliği şişmanlığın altında yatan esas etkenlerdir. Uzun süre TV seyreden, saatlerce bilgisayar başından kalkmayan ve o sırada aralıksız yüksek yağ ve enerji taşıyan abur cubur atıştıran çocukları bekleyen en büyük tehlike şişmanlıktır. Şişmanlığın önlenmesi için başlangıçta diyetin düzenlenmesi ve bedensel aktivitenin artırılması gerekmektedir. Bu noktada önemli görev ebeveynlere düşmektedir. Çocuğun dürüst gıda alışkanlığı kazanması, aile içindeki eğitimle sağlanabilir.

Çocuğunuza ödül olarak şeker çikolata ve cips vermeyin

Çocukların obezite sorunuyla aleyhinde karşıya kalmamaları için bebeklik döneminden itibaren bazı önlemler alınmalıdır. Bebek beslenmesinde 1 yaşına kadar olan dönemde; ilk 6 ay sadece anne sütü verilmeli ilave gıdalara erken başlanmamalıdır. Ilave gıdaya geçildiğinde unlu şekerli muhallebi gibi besinler seçim edilmemeli, çocuk kaşıkla beslenmeli, biberon ve blender ile çekilmiş gıdalardan kaçınılmalı, miktarlar dürüst ayarlanmalı ve çocuk yemeye zorlanmamalıdır. 6 yaşına değin olan okul öncesi dönemde; çocuğun başta ne yediğinin farkında olan olması sağlanmalıdır. Televizyon aleyhinde hipnotize olmuş bir çocuğa yemek yedirmek oldukça yanlıştır. Şeker, çikolata, cips gibi paketli gıdalar ödül olarak kullanılmamalı, gazlı ve şekerli içecekler yerine ayran seçim edilmelidir. Bu dönemde aile bireyleri çocuğa örnek olacak şekilde beslenmeli ve çocuğun bedensel aktivitesi artırılmalıdır. 06-18 yaş arasını kapsayan okul ve adölesan döneminde ise; öğün atlanmaması sağlanmalı, varsa hatalı beslenme alışkanlıkları düzeltilmeli, fast-food gıda tüketimi sınırlandırılmalı ve çocuk tencere yemeğine yönlendirilmelidir. Bu yaş grubundaki çocuklara katiyen düşük kalorili veya yüksek proteinli diyetler yaptırılmamalıdır.

sizlere ojje.net farkıyla sunulmuştur

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir