Kurban Bayramı çocuğa nasıl anlatılmalı

Çocuğa Kurban Bayramı’nın açıklanması konusu fazla önemlidir. Çocukların 12 yaş itibari ile görünmeyen hafıza yetenekleri gelişmeye başlar. Yani 12 yaş öncesinde bir çocuk birçok şeyi anlık olarak ve maddesel nesneler üzerinden kavrar, çok eksik şekilde soyut hafıza yeteneği gelişmiştir. Her ne değin Kurban Bayramı’nın hikâyesinin sonu biz yetişkinlere göre manalı bitse de 12 yaş aşağı olan bir çocuğa soyut konular olan ölüm ve kurban edilme anlam dışı ve ara sıra de korkutucu gelebilir.

Kurban Bayramı’nın anlamı anlatılmalı

Bu yüzden bu yaş çocuklarına bayramın çoğunlukla nasıl bir manâ taşıdığı anlatılmalıdır. Halk arası yardımlaşmaya imkân tanıyan Kurban Bayramı’nın ilk kez et dağıtma almak üzere paylaşma ve birçok yardımın birlikte yapılmasına ihtimal karşılayan, birliği ve beraberliği güçlendiren yönlerinden bahsedilmeli. Böylece bayramın sosyal ve kültürel sonuçlarının aktarılması sağlanacak bu da çocuğun bayramı anlamasına katkı maddesi sağlayacaktır. 12 yaş ve üzeri çocuklara ise çocuğun şehvetli olgunluğu ve görünmeyen konuları algı becerisi göz önüne alınarak aktarım yapılmalıdır.

Çocuk nasıl etkileniyor

Uzman Psikolog Duygu Barlas, Kurban Bayramı’nın çocuğun yaşına, duygusal olgunluğuna ve soyut düşünebilme becerisine uygun açıklanmaması durumunda bir takım sıkıntılara yol açabileceğine uyarı çekerek bu olumsuzlukları da şöyle sıraladı:

– Çocuk için soyut düşünce zayıf olduğundan anlatılan hikâyeyi fiziksel olarak algılayabilir ve bu durum çocuğa korkunç gelebilir, kafası karışabilir ve korkusunu kontrol etmekte zorlanabilir.

– Kontrol edilemeyen korkular ile çocukların uyku düzeni bozulabilir, iştahlarında dengesizlik olabilir, korku içerikli rüyalar ve kaygı bozuklukları oluşabilir.

– Bir taraftan çocuklara hayvan sevgisini ve onlara zarar vermemelerini aşılarken bir yanlamasına da çocuğun bir kesime şahit olması çocuklarda önemli bir çelişkiye yol açabilir. Bilhassa yaygın bir gelenek olan, kurban edilen hayvanın kanının çocuğun alnına sürülmesi, asgari çocuğun bu kesime tanık olması kadar travmatize edici etkiyi gösterebilir.

– Çocuğun evinde evcil bir hayvan var ise onun da kurban edilip edilmeyeceğine ilişkin korkular geliştirebilir. Yine bu korkusunu yoklama edemez ise vesvese, uyku bozuklukları gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Çocukların travma yaşamaması için nelere uyarı edilmeli

Uzman Psikolog Duygu Barlas, bayram gibi güzellikleri beraberinde getiren bir olayın çocuklarda travmaya sebebiyet vermemesi için kayda değer noktalara uyarı edilmesi gerektiğini belirterek aşağıdaki tavsiyelerde bulundu:

– Ilk Önce yaşa yerinde bir yorumlama yapılmalıdır.

– Kurban kesimi yerinde yerde ve şartlarda yapılmalıdır. Çocuklar bu kesime tanık olmamalıdır. Eğer çocuk ısrar ile kurban edilecek hayvanın acı çekip çekmediğini sorar ise ona özetle hangi koşullarda işlemin yapılacağı aktarılabilir.

– Kurban Bayramı’nda sağlığa zararlı kesim koşulları ve kaçan kurbanlar sık olarak haberlere konu olmaktadır. Çocuklarınızı olası oldukça bu nesil haberlerden uzaktan tutunuz.

– Çocuklar ile kurban kesimi, akan kan veya buna aynı konularda konuşmaktan kaçının. Bunun yerine bayramın öteki güzellikleri üzerinde yoğunlaşın ve çocuğunuza bunları aktarın.

– Gelenek, kültür diyerek çocuğu kurban kesimini izlemeye zorlamayın. Geleneğimizin ve kültürümüzün yalnızca kesimden değil, birçok sosyal faktörden de oluştuğunu unutmayın.

– Kesim hakkında ya da kurban edilme hakkında yapılan şakalardan uzakta durunuz, bunların çocuğunuzun yanında yapılmasına engel olmaya özen gösteriniz.

Çocuğun kesime tanık olması durumunda ne yapılmalı

Bilirkişi Psikolog Duygu Barlas, alınan önlemlere karşın çocuğun kurban kesimini görmesi halinde yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı:

“başlangıçta çocuğunuza izah etme yapmadan onu dinleyin; kesimi nerede, kiminle ve nasıl gördü bunu anlamaya çalışın. Çocuğunuz size anlattıktan daha sonra onu anladığınızı belirtin. Onu eleştirmeyin, yargılamayın ya da onunla dalga geçmeyin. Çocuğunuzun korkusunu, üzüntüsünü veya kaygısını ifade etmesini sağlayın. Çocuğun durum ile ilgili düşüncelerini de ifade etmesini sağlayın ve eğer mecburi duyguya sebebiyet verecek fikir var ise lütfen onunla ilgili de konuşun. Eğer olaydan daha sonra çocuğun kaygısında yatışma olmuyor, uykusunda ve iştahında halen dengesizlik varsa bir profesyonelden takviye almak gerekebilir.”

sizlere ojje.net farkıyla sunulmuştur

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir