Para ödemeden gardırobunuzu yenileyin

İnternet üzerinden iletişime geçerek etkinliğe katılanlar, getirdikleri her kıyafet karşılığında bir kupon kazanıyor ve bu kuponla istedikleri kıyafetleri alabiliyor. “Kıyafet Takası“nın yaratıcıları Nazlı Ödevci ve Fulya Tekin anlattı.

Ekibiniz kaç kişiden oluşuyor? Gerçekten ne meslek yapıyorsunuz?

FULYA TEKİN: Tasarımcıyım. Milletlerarası bir marka bünyesinde mayo ve iç çamaşırı tasarımcısı olarak çalışıyorum. aynı zamanda Laboratuvar Misafir Etme Sanatları Araştırma ve Proje Topluluğu kurucu üyesiyim.

NAZLI ÖDEVCİ: Mimarım. Yeşil bina danışmanlığı yapıyorum. Keza İstanbul, çevre ve sürdürülebilirlik hakkında yazılar yazıyorum. derhal takası Fulya ile ben yürütüyoruz. Mekân seçiminden faaliyet tarihine, içerikten takas kurallarına değin her şeye ikimiz karar veriyoruz. Bize destek veren dört karakter gönüllü bir ekibimiz var. Her takasta katılımcılardan birkaç birey daha bize katılıp o günkü işlerin elinden tutuyor.

NAZLI: Takaslar, benim İsveç’te yaşarken tanıştığım ve ara ara katıldığım, çevreci dernekler ve sivil toplum kuruluşları göre düzenlenen bedava organizasyonlardı. Türkiye’ye dönünce benzerini yapmaya karar verdim. Vaktiyle beri ikinci el dükkânları severim fakat takas etkinliği ikinci elden daha farklı dinamikler içeriyor. Burada parayla bir şey satın almıyorsunuz, ikinci el olsa bile. Hem kendinize ait bir şeyi verip onu bir başkasının aldığına o lahza şahitlik ediyorsunuz. “Bu fazla hoş, nasıl vermişler?” gibi tepkiler geliyor veya “o benimdi!” deyip elbisenin hikâyesini anlatmaya başlayanlar… Bunların hepsi güzel etkileşimler. Birisi için beğenilmeyen, somut değeri olmayan bir parçanın bir başka biri tarafından beğenilip değerlenmesi, mevcut tüketim düzenine tezat bir alışveriş şekliyle de mutlu olunabilmesi hoşuma gidiyor.

FULYA: Benim hikâyem farklı gelişti. Son iki senedir tekstil sektörünün dünya çapında en yüksek adetlerde üretim/satış yapan markalarından biri için çalışıyorum. Üreticilerle bir araya gelmek ve araştırma yapmak üzere fazla sık seyahat ettiğim bir dönemin sonunda, aklımdan sürekli şu cümleler geçiyordu: “Tasarımcı kimliği ile çöp üretiyorum. Çöpün yerini değiştiriyorum. Ben de bu sisteme hizmet ediyorum.” Daha Sonra bence bir oyun başlattım, yakın arkadaşlarımla giysi takası. Aynı dönemde benimle aynı bir güdüyle faaliyet düzenlemeye başlamış olan “Kıyafet Takası” ile tanıştım, yola birlikte devam ettik.

Sistem nasıl işliyor?

NAZLI: Önce Fulya ile ben bize mekânlarını başlatmak isteyen kuruluşlar, kişilerle iletişime geçip bir tarih belirliyoruz. Faaliyet gününü, saatini ve yerini sosyal ağ üzerinden duyuruyoruz. Etkinliğe isteyen cümbür cemaat katılabiliyor. Bizim için iki şey önemli: Takasa verilecek giysilerin temizliği ve verilenlere somut bir layık biçilmemesi. Bir pantolona karşılık bir kolye alabiliyorsunuz. Takasta her şeyin değeri 1 kupon.

FULYA: Tasarım Bienali’ndeki Kötülük sergisindeki kıyafet takasları hariç öteki bütün etkinliklerimiz şimdiye kadar altı haftada bir yapıldı ama daha planlı organizasyonlar için vakit aralığını genişletmeyi planlıyoruz. Bu katılımı daha da artıracaktır diye düşünüyoruz. Etkinliğin cazibesi sebebiyle şu esas kadar yer bulma konusunda zorluk çekmedik fakat her takasta katılımcılarımız ve gönüllü çalışanlarımız artıyor, artık daha geniş mekânlara ihtiyacımız var. Bizim niyetimiz takipçilerimizin sayısını artırıp bu “alış-veriş” yöntemini bir alışılmışlık haline getirmek.

Halk Müziği hangi kıyafetleri getirebiliyor veya getiremiyor? Kurallarınız var mı?

FULYA: Ilk takaslarda sınır koymadık, ama her katılımcının bu etkinliğin fikrine yaklaşımı aynı olmadığı için artık birkaç şeyi almıyoruz, hijyenik nedenlerden dolayı iç çamaşırı, mayo-bikini… Sökük, yırtık, benekli, artı giyilmiş ve yıpranmış giysileri de getirene derhal iade ediyoruz. Evet, günün sonunda kalanları bağışlıyoruz fakat bu Kıyafet Takası’nı bir çöp kutusu ya da çamaşır makinesine atılmayacaklardan kurtulma yeri olarak bakmak anlamına gelmesin. Hem takasları 15 adet ile sınırladık. Aksesuar, çanta, giysi vs toplam15 parçayı geçen eşyaları takasa almıyoruz.

Şimdiye kadar nerelerde yapıldı, kaçıncısı düzenlenecek?

NAZLI: 2012 Şubat ayında birincil takası Tomtom Sokak’taki Indigo’da düzenledik. Facebook, Twitter ve yazdığımız bloglarda duyurmamız ile 20-25 kişiyi etkinliğe çekmeyi başardık. Takriben 200 parça giysi geldi. Etkinlik sonunda elimizde kalan ne varsa bir lisenin yatılı öğrencilerine bağışladık. Dördüncü takası SALT Beyoğlu’nda ağustos ayında, Beşincisini Enkavi Han’ın Tünel meydanına bakan hoş terasında yaptık. O gün takasa 100’den artı kişi katıldı. 2000’in üzerinde parça ve bizimle birlikte çalışan 10 gönüllü ile en ince ayrıntısına kadar büyüdüğümüzü anladık. Ondan sonraki takasların tamamı 1. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında İstanbul Modern Müzesi’nde gerçekleşti. Bienal zarfında binlerce kişiye ulaştık. Bütün takaslar pazar günleri yapıldı. Sırf değiş tokuş için Bienal’e gelenler dahi oldu.

FULYA: 27 Ocak Pazar günü 14. takasımızı düzenledik. Ilk kere Anadolu yakasına geçtik, Zelazo işbirliği ile Moda’daydık.

İnsanların tepkileri nasıl?

FULYA: Takas fikrini ilk defa duyanların tepkileri ayrı oluyor. Bazıları bu paylaşım ve eşyaları yeniden kullanıma açma fikrinden çok hoşlanıyor. Iki Taraflı sorgulama hijyen ve getirilen eşyalara değerlendirme konularında yaşanıyor. Eşyaların teslimi sırasında takasa giremeyecek durumda olanları eleyerek hijyen ile ilgili kaygıları ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Bütün kıyafetlerin/aksesuvarların aynı değere sahip olması ve paranın kesinlikle hiçbir sürece dâhil olmaması insanları fazla şaşırtıyor. Bu şaşma da bizi mutlu ediyor. Ben hayatta başkasının kıyafetini giymem diyenlerin bazıları kıyafetlerini hibe ediyor. Etkinlik sonunda kalanların bağışlanması “misafir olarak” katılanları böyle bir niyete teşvik ediyor.

Aynı elbiseyi beğenenler arasında ağız dalaşı çıkması gibi durumlar yaşanıyor mu?

FULYA: Evet, ara sıra yaşanıyor. Takasa giysi verirken aradan görüp beğendikleri oluyor mesela. Ayırtmak istiyorlar. Neyse ki alternatif çok olduğu için bu sıkıntılar fazla uzun sürmüyor. dahası esas prensibin alışveriş, ticaret olmaması katılımcıları biraz daha naif ve işbirlikçi bir yaklaşıma yönlendiriyor.

NAZLI: dahası değiş tokuş saatleri açık havada elbise teslim etmek isteyenler oluyor. Etkinliğin dinç yürüyebilmesi için duyurduğumuz saatlere sadık kalınmasını istiyoruz.

Hedefiniz kaç kişiye gelmek?

FULYA: Bu etkinlik hayal ettiğimizden daha fazla ses getirdi ve büyüdü. Hatta bir jurnal bir etkinlik olarak kalıp kalmayacağı konusunda şüphelerimiz bile oluştu. Katılım bu şekilde artmaya devam ederse Giysi Takası’nı iki güne yayılmış büyük bir hafta sonu etkinliği olarak planlamayı düş ediyoruz. Her etkinlik bambaşka bir mekânda yapılıyor. Her mekân kendi kapasitesini belirlediğinden ve her takas mekâna kadar diğer türlü kurgulandığından kendimize gelişmek ve bir yerlere gelmekle ilgili net hedefler koymuyoruz. Hayalimiz, hedefimiz sadece bu fikri dağıtmak değil, değiş tokuş eylemini insanların hayatında sürekli kılmak.

NAZLI: Benzer etkinliklerin yapılmaya başladığını görüyorum; eşya takası, giysi takası, kitap, oyuncak… Hedef buydu, içten yoldayız.

Takas yapılan mekânlar neye göre belirleniyor?

FULYA: Bize yardım atamak isteyen kişi ve kurumlar bizimle iletişime geçiyorlar. Biz de etkinliğin ihtiyaçlarına kadar karar veriyoruz. Değiş Tokuş, içinde bulunduğu mekânın hacmine göre şekilleniyor azıcık da. Mekânı seçtikten daha sonra içeride olacak ilave aktivitelerle içeriği biz dolduruyoruz. Yeni mekân önerilerine açığız, yeter ancak takasın mantığına uygun olsun.

Değiş Tokuş için seçilen kıyafetler denenebiliyor mu? “Kıyafeti beğenmedim başkalaştırmak istiyorum” gibi durumlar yaşıyor musunuz ya da “kıyafet bulamadım takasa getirdiğim kıyafetleri geri istiyorum” diyen?

FULYA: Kıyafetleri deneyecek bir soyunma kabinimiz olamıyor maalesef. Israrla denemek isteyen bir şekilde yolunu buluyor. Değiş Tokuş bitene dek isteyen istediğini değiştirebiliyor. Takasta kıyafet bulamayanlar, bağışlanacağını bildikleri için getirdiklerini geri almak istemiyorlar.

NAZLI: Zaten takasın kurallarından biri de “Takasa getirdiğin artık senin değildir!” Getirilen kıyafetlerle içsel vedanızı yapmanız şart, yoksa dengini arar durursunuz. Hâlbuki değiş tokuş sürprizli bir şey, başkasının vazgeçtiği şey sizin şahaneniz olabilir. En fazla gelen ve seçim edilen kıyafetler neler?

FULYA: Yetişkinlik olarak şu geliyor diyebileceğimiz bir şey yok. Her türlü kıyafet, aksesuvar geliyor.

NAZLI: ağır ağır çeşit arttı. Babaanne sandıklarından çıkmış retro’lar değin şık gece elbiseleri de geliyor.

Gelen kişilerin sosyalleşmesi için ne gibi aktiviteler yapılıyor?

FULYA: Alışılmadık bir niyetle bir araya gelmiş almak, etkinliğin kendisini ilginç sosyalleşme aracı haline getiriyor zaten. Biz de bu ortamı yaratabileceğimiz mekânlar seçmeye itina gösteriyoruz. Yakında bambaşka aktiviteler ile zenginleştirdiğimiz renkli bir organizasyon sürprizimiz olabilir.

NAZLI: Gelenlerin sosyalleşmesi için bir saat ayırdık. O esnada biz eşyaları düzenliyoruz, misafirlerimiz de tüketim, sürdürülebilirlik üzerine sohbetler ediyorlar. Ahali giysi takası olacağını nasıl, nereden öğrenebiliyorlar? NAZLI: Facebook, Twitter ve www.giysitakasi.com üzerinden bizi peşine düşüp takip edebilirler. giysi takısı nisan ayı etkinliği ve 1. sene partisi MEKAN: Mixer Tomtom Mahallesi, Boğazkesen Caddesi, No:45, Tophane TARİH: 6 Nisan 2013 PARTİ BAŞLANGIÇ: 15.00 BİTİŞ: 22.00 Giysi Takası, 1. yıl partisinde yaratıcı ve interaktif atölye çalışmaları ile şenleniyor.

sizlere ojje.net farkıyla sunulmuştur

MODA içinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir