”Türk tesettür stili müslüman dünyada popüler”

Bu dergi nasıl kuruldu? Hafıza kimden çıktı?

Âlâ 2011 Nisan ayından önce ancak 3 aylık bir yapılabilirlik ardından Haziran ayında raflarda oysa yerini aldı. Sektörde muhafazakar bayan tüketiciyle, muhafazakar hanımefendilere karşın mahsul ve hizmet üreten firmaların buluştuğu bir platform yoktu. Us imtiyaz sahibi Mehmet Volkan Atay ve Burak Birer’den çıktı. Ala dünyanın; ilk ve tek muhafazakar yaşamış hanımefendilere yönelik bayan dergisidir. Moda ağırlıklı olan içeriğimizde bununla birlikte hayat, sosyal yaşam, sıhhat vb. gibi konulara da yer veriyoruz.

Peki neden derginin kimliği tesettür modası olarak lanse edildi?

Dergimizin kimliği hiçbir zaman Tesettür Modası olarak lanse edilmedi. Birincil süreçte Âlâ; Hoş Hayat Dergisi olarak yayın hayatına başladı ve lansmanını bu şekilde yaptı. Daha sonradan “Hanımefendilerin Dergisi” sloganı ile devam ettik. Tesettür Modasına gelince; tarihte her şeyin modadan ve güncel hayattan etkilendiğini düşünecek olursak; eski Camiilerin mimarileri nasıl günümüz mimari anlayışıyla değiştiyse, çağdaş mimariyle camiiler yapıldıysa ve camiilerin mimari modası diye bir şey söz konusu olmadıysa, tesettürün de modası olmaz. Nasıl oysa giyim-kuşam, her yılın trendlerine ve renklerine kadar modadan etkileniyorsa; aynı şekilde günümüz modası ve trendleri ekseninde tesettürün de modadan etkilenmesi fazla olağan.

Bu dergiler yayınlama hayatına başladıktan daha sonra birçok İslami yazardan tepkiler aldı. Mesela İhsan Eliaçık “Yapılan kapitalizme abdest aldırmaktır, Tesettür örtünmek yok, hicap yani sır olarak saklamak anlamına gelir” dedi. Siz bu eleştirilere ne cevap veriyorsunuz? Moda ve Tesettür kelimelerini emrindeki yandan kullanmayarak bunlara katılıyor musunuz? Cevabınız nedir?

Biz dergimizde her türlü kombinlerini sunuyoruz fakat hiçbir süre tesettür budur demiyoruz. Sunduğumuz giyim seçenekleri için katiyen İslam’a yerinde olan budur, tesettür budur da demiyoruz. Tesettürün kuralları Kur’an-ı Kerim’de ve Peygamberimizin Hadis-i Şeriflerinde çizilmiştir. Biz burada dünya ve Türkiye markalarının kıyafetlerini tesettüre nasıl uyarlayabilirizin yanıtı vermeye çalışıyoruz. (giderken dergi sayfalarından bakımlı pantolon ve uzun tunik giymiş bir tesettürlü kombin gösteriyor) Bir kadın isterse üzerine feracesini ya da mantosunu alır bu şekilde kullanır isterse de iç mekanda bir davette kullanır. Biz hiçbir süre tesettür böyle olmalıdır gibi bir söylemde bulunmadık. Ama maalesef ama, bir takım çevrelerde bu şekilde algılandı. Tesettürlü kadınlar da şık ve zarif edinmek istiyor, kadınsal bir içgüdü bu. Eleştirile gelince, her yapılan güzel meslek bir şekilde konuşulur ve eleştirileri üstüne toplar. Âlâ Dergi de, muhafazakar kadınlara hitap eden birincil dergi, bu yüzden eleştirileri bayağı karşılıyoruz.

O zaman benim anladığım siz kadınlara bir yön belirleme yapmıyorsunuz, ne şekilde kullanacağı kişinin kendi din anlayışına bağlıdır diyorsunuz?

Evet, aynen bu şekilde biz okurlarımıza hiçbir vakit, tesettür konusunda yönlendirme yapmadık. Örneğin; etek ve kol boylarının uzunluğu en ince ayrıntısına kadar kişinin kendi tercihidir, biz buna karışamayız. Dergimizde ara sıra muhafazakar yaşamış ama başını örtmeyi tercih etmeyen kadınlar için de kombinler hazırlıyoruz.

Siz bunun sorumluluğunu almıyorsunuz yani?

Muhakkak, bu sorumluğu kimse alamaz ki zaten. Kur’an-ı Kerimde tesettürün sınırları zaten belirlenmiştir. Öyle değil mi? Bununla ilgili yorum yapmak, tesettür böyle olmalıdır aramak bize ya da hiç kimseye düşmez. Daha önce de dediğim gibi biz kombinlerimizi moda ve trendler ekseninde paylaşırız, isteyen bu şekilde sokağa çıkar, isteyen üstüne çarşafını, pardösüsünü alır çıkar. Ayrıca tesettürü tam anlamıyla taşıyamamış bir bayanı da hor görmemek gerekiyor. Şayet daha yolun başındadır şayet ilerde daha iyi bir şekilde örtünmeye başlayacaktır. Hiçbir insanı sadece ve sadece kıyafetiyle değerlendiremez, bu kişinin takvası yetersiz gibi bir söylemde bulunamayız. Fakat maalesef evet biz bu eleştirileri sıklıkla alıyoruz. Bunlar bizi yıldırmıyor.

Bence siz tesettürü popüler ışık halkası getirdiniz. Popülerlik iyi bir şeydir, albenisi vardır, lokomotif görevi görür toplumu yönlendirir ve şekillendirir. Aldığınız eleştiriler bundan kaynaklı da olabilir mi? Tesettürün popüler ayla gelmesinden rahatsızlık duyuyor olabilirler mi?

Muhakkak olabilir. Tesettürlü kadının cemiyet hayatında, sosyal hayatta, iş hayatında var olmasından hastalık duyanlar olabilir. Ne yazık ki kadının evinde oturmasını isteyenler hala var.

Geçenlerde şöyle bir haber okudum Malezya hükümetinin kendi ülkelerinin tesettür modasında öncü ülke olma konusunda özel çalışmaları oluyormuş. Siz AKP hükümetinden böyle bir gayret içinde olmalarını ister misiniz?
Bugün dünyada Arap Baharı yaşanıyorsa ve içinden geçtiğimiz bu süreçte Türkiye, bölgede rol model alınan, imrenilen bir ülke konumuna yükseliyorsa bunda hiç kuşkusuz, Yargı ve Yeniden Yapılanma Parti’sinin iktidarda geçirdiği zaman içerisindeki başarılarının sonucudur. Bölgede rol modeli olalım diye yola çıkılmamasına karşın doğru politikalar sonucu kendiliğinden elde edilen bir galibiyet tablosu gözlemliyoruz. Dünyada ki Müslüman kadınlar da; özel bir mücadele sarf edilmemesine rağmen, ülkemizdeki örtünen kadınların stilini beğeniyle peşine düşüp takip ediyor ve etkileniyorlar…

Ya Arap kadınlarının ilgisi?

Müslüman ülkeler aralarında dergimiz ilgi ile takip ediliyor. Fazla hoş geri dönüşler alıyoruz. Dubai, Suudi Arabistan ve öteki ülkelerden epeyce alaka var. Türk kadının tesettür tarzı Müslüman ülkeler aralarında popüler. Bizim tarzımızı modern ve şık buluyorlar.

Türk ekonomisine katkı maddesi sağladığınızı düşünüyor musunuz?

Şöyle fakat; bundan iki sene öncesinde fakat muhafazakar pazara üretim yapan endüstri gelenekselci çizgide pardösü ağırlıklı, sığ koleksiyonlarla tüketicinin beklentilerine yeterince cevap veremiyorlardı. Âlâ’dan sonradan tabiri caizse sektör kendine çeki harmoni verdi. Bu reaksiyonun doğal sonucu olarak, tekstil harcamalarında dengeler lehimize çevrilerek yüzde yüz yerli sermayenin cirolarının yükselmesinde, sanırım saygın payımız var.

Fashion Week İstanbul etkinliklerine gösteri edildiniz. Neler yaşadınız orda? Tesettürlü bir moda dergisi yayınlama yönetmeni ilgi gördünüz mü?

Moda haftalarına dergimiz daha önceleri de katıldı, gerek yurt içi lüzum yurt dışı defilelere, moda haftalarına Âlâ her zaman davet edilmiştir. Geçen sene de yer aldığımız Fashion Week moda haftasında, hem fazla hoş karşılandık keza de alaka gördük. Moda haftasında muhafazakar yaşamış ve tesettürlü kadınların davetliler arasında yer alması çok sevindirici. Fakat insanları başı örtülü veya örtüsüz diye bir fark yapmadığımızdan orada neler yaşadığımız ile ilgili bir şey söylemem imkansız. Fashion Week Moda Haftası’nda biz de cümbür cemaat gibi defileleri izledik ve notlarımızı aldık yeni sezon için. Burdan küçük bir sürprizin de ipuçlarını atamak istiyorum, Fashion Week’ in ilerleyen dönemlerinde hoş bir gelişme bizi bekliyor olacak.

Daha önce Chanel’in Dubai’de tesettürlülere özel bir kreasyonu oldu. Türk modacıların böyle bir çalışması olabilir mi ilerde Örneğin bir Yıldırım Mayruk tesettürlülere özel bir kreasyon hazırlayabilir mi?

Bunun örnekleri daha önce ülkemizde görüldü, ünlü modacılar tesettüre yerinde tasarımlar yaptılar. Dünyada çıplaklığın yerini, yavaşça daha kapalı kreasyonlara bıraktığını moda haftalarında gözlemlemek olası. Hal böyle olunca ülkemizde modacıların tesettüre ve muhafazakar tasarımlara yönelmesi fazla normal. İlerleyen günlerde tesettür defilelerinin arttığını gözlemleyeceğiz. Geçmiş yıllarda Yıldırım Mayruk defilesinde tesettürlü, kapalı tasarımlara yer verdi.

Son olarak tesettür modası konusunda birkaç tüyo alalım sizden. Neler in neler out?

Bu sorumuzu derginin moda editörü Gülsüm Hanıma sorduk. Gülsüm hanım cevap vermeden, defalarca birlikte sekronize olarak desenli başörtüler out olsun dedik ve fazla güldük.

bu vesileyle Zeynep bayan sözü alıyor.

Modacılardan aldığım yorumlarda bu yönde. Uğurkan Erez’de Fashion Week etkinliklerinde karşılaştığımız da düz yani, tek renk başörtüsü tercih etmemiz gerektiğini, “Örtünüz düzse tamamdır” söyleyerek tesettürle ilgili yorumunu aktardı.

Şimdi moda editörümüz Gülsüm Hanım cevaplasın neler in neler out

Siyah ve beyazın karışımıyla grafiklerin oluştuğu bir tarz var. Monogrom tarz. Bu senenin en beğendiğim trendi bu. Onun dıştan yeşil ve mercan rengi var bu sene. Gece için gold çantaları da oldukça sık göreceğiz.

Bu önerileriniz tesettürlü hanımlar için değil mi?

Evet evet, hanımlarımız bilhassa şu hatayı yapıyor. Neon bir tutam tercih edip altına tekrar çok canlı bir renkte bir diğer şey tercih ediyor. Bu fazla hatalı. Bunu yapmasınlar. Koyu renk bir kıyafet giydiklerinde üstüne daha soft bir başörtüsü taksınlar, başörtüsü neon bir renkteyse altına daha soft bir giysi giysinler. Desenli bir başörtüsü sakın kullanmasınlar. Çok demode ve göz yoruyor.

yenikadin.com

sizlere ojje.net farkıyla sunulmuştur

MODA içinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir