Hoş bir burun için 3 önemli ayırıcı özellik

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Can Öztekin, burun estetiği operasyonuyla ilgili tüm merak edilen soruları cevapladı.

Op. Dr. Öztekin, ideal bir burnun 3 kriterini şöyle sıraladı: “Solunum fonksiyonunu sorunsuz olarak yerine getirebilmeli. Her açıdan bakıldığında doğal görünmeli, ameliyat olduğu anlaşılmamalı. Yüzün şekli, kaşları, gözleri ve dudakları gibi öteki unsurlarıyla düzenli olmalı. Burun deliklerinin içi gözükmemeli ve burnun direk kısmı kemiklerden öbür parça şeklinde durmamalı. Burun kendi içinde de dengeli olmalı. Burnun ucu, kökü ve orta bölümü orantılı durmalı.”

Nefes sorunu da ortadan kalkıyor

Rinoplasti’de burnun yapısı ve yüz ile orantısına bakılarak, boyutlarının küçültülmesi ya da büyütülmesi, ucunun inceltilmesi, yüksekliğinin artırılması ya da azaltılmasının hedeflendiğini vurgulayan Op. Dr. Öztekin, ideal bir burnun estetik görünmesinin yanı sıra solunum fonksiyonlarını yerine getirmesinin de çok önemli olduğunu belirterek, “Günümüzde geliştirilen teknikler ve yıllardır edinilen tecrübeler sayesinde bundan böyle burun fonksiyonuna hasar verme riski ortadan kalktı. Hatta bütün tersine içindeki kıkırdak ve kemik eğrilikleri veya burun etleri sebebiyle oluşan nefes sorunları da benzer anda düzeltiliyor. Zaten günümüzde estetik cerrahisinde en manâlı hedeflerden biri de, burnun fonksiyonunu dinç bir şekilde yerine getirmesini sağlamak” dedi.

Işlem bilgisayarda planlanıyor

Op. Dr. Öztekin, operasyonun başarılı geçmesinde doktorla iletişimin büyük siklet taşıdığına dikkat çekerek, “Hasta ilk kez operasyondan beklentilerini doktoruna açık açık anlatmalı. Doktoru da beklentilerin gerçekçi olup olmadığını, ne kadarını karşılayacağını ifade etmeli. Somurtkan halde hastayı mutlu etmeyen bir netice ortaya çıkabiliyor. Işlem öncesinde hastanın fotoğrafları çekiliyor ve operasyon bilgisayarda planlanıyor. Bu fotoğraflarda hastada ameliyat sonrası burnun mümkün görüntüsüyle ilgili bir önsezi oluşuyor. Ameliyata hazırlık aşamasında hekim hastasına yiyecek ve meşrubat, sigara içimi, hangi vitamin preparatları (kullanıma hazırlanmış ilaç) ve ilaçlardan kaçınması gerektiği yolunda bir takım önerilerde bulunuyor. Hastanın bu önerileri dikkate alması, operasyon ardından iyileşmesini olumlu yönde etkileyen kayda değer faktörleri oluşturuyor” diye konuştu.

Kapalı ve açık teknik imkanları

Op. Dr. Öztekin, burun estetiği ameliyatında (rinoplasti) “kapalı ve “açık elde etmek üzere 2 teknik uygulandığına dikkat çekerek şunları kaydetti:

“Kapalı burun ameliyatında bütün cerrahi işlemler burun deliklerinden yapıldığı için dıştan herhangi bir kesi izi görülmüyor. Açık teknikte ise, burnun delikleri aralarında yer alan ve kolumella olarak adlandırılan bölgeden yapılan ufak bir kesi ile burun üzerindeki deri, altındaki kemik ve kıkırdak çatıdan iyice ayrılıyor. İstenilen şekil verildikten daha sonra deri yeni çatının üstüne geri yerleştiriliyor. Bu yöntem hekimlere daha geniş bir cerrahi görüş açısının yanı sıra burnun her bölümüne rahatlıkla ulaşılabilmesini sağlıyor.”

“Soruna endeksli usul belirleniyor”

Op. Dr. Can Öztekin, operasyonda hangi tekniğe başvurulacağına ise kişinin ihtiyaçlarına tarafından karar verildiğini belirterek, “Açık ya da kapalı tekniğin daha iyi olduğunu müdafaa etmek doğru bir girişim değil. Bunun nedeni ise, burnun gereksinimine göre bazı durumlarda açık cerrahi yöntemle daha başarılı sonuçlar alınırken, bazılarında ise kapalı cerrahinin daha avantajlı olması” ifadelerini kullandı.

Ağrısız, ağrısız ameliyat

Burun estetiği operasyonu genelde 1-2 saat sürüyor. Op. Dr. Can Öztekin operasyonun gerisinde hastanın ağrı çekmediğini belirterek, “Hastalarımız operasyondan hiçbir şişlik ve morluk oluşmadan çıkarlar. Operasyondan sonraki birincil 24 saat içinde hastanın yüzünde şişkinlik oluşabileceği için gözlerine birincil gün buz uyguluyoruz. Sancı ise, hastalarımızın yaşadığı bir sorun değildir. Burun estetiği operasyonunda tampon uygulaması bundan böyle rutin olmayıp, sadece rinoplasti ile birlikte var olan nefes problemine yönelik olarak septumuna-burun orta bölmesine müdahalede yapılan hastalara uygulanıyor. Eğer buruna tampon yerleştirilmişse, iki gün içinde, hastaya sızı çektirmeden kolaylıkla alınabiliyor. Hasta işlem sonrasında 3-4 gün içinde jurnal hayatına dönebiliyor” dedi.

sizlere ojje.net farkıyla sunulmuştur

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir